10.03.2026 16:25
Kadın+ Edebiyatçılar, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü haftasında yayıncılık sektöründe toplumsal cinsiyete dayalı şiddeti ve ayrımcılığı önleyecek somut adımlar için çağrı yaptı; sürecin takipçisi olunacağı vurgulandı.
Kadın+ Edebiyatçılar 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla bir araya geldikleri günden bugüne attıkları adımlara ilişkin açıklama yaptı: “Başta yayın alanında çalışan kadın+’lar olmak üzere tüm kamuoyuna açıklamak istiyoruz. Çünkü bizler hem sürecin şeffaf ve hesap verebilir olması gerektiğine inanıyoruz, hem de sözlerin uçup gittiği bu dönemde fikri takip meselesinin önemini hatırlatmak istiyoruz” dedi.
Cinsel taciz ifşalarının ardından bir araya gelen Kadın+ Edebiyatçılar, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü haftasında yayıncılık alanındaki çalışmalarını ve taleplerini açıkladı. Grup, Türkiye’de cinsel, fiziksel ve psikolojik şiddete karşı “Artık yeter” diyerek harekete geçtiklerini vurguladı.
2025 Ağustos’ta kurulan Kadın+ Edebiyatçılar, 11 Eylül’de Kadın+ Edebiyatçılardan Yayın Sektörüne Çağrı” diyerek yayıncılık alanında yapısal dönüşüm talep etmiş; 25 Kasım’da Kadına Yönelik Şiddete Karşı Tutum Belgesi’ni son hâline getirerek Türkiye Yayıncılar Birliği’ne sunmuştu. Belgeler, 8 Mart’ta yayımlanarak üyeler ve kamuoyu ile paylaşıldı.
Açıklamada ayrıca Türkiye Yazarlar Sendikası ve PEN Türkiye ile görüşmeler gerçekleştirildiği, uluslararası yayıncılar ve telif ajanslarıyla iletişim kurarak belgeleri paylaşıldığı aktarıldı. Kadın+ Edebiyatçılar, bu adımların olumlu olduğunu belirtirken, sektörün tüm kurumlarını toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılık ve şiddeti önlemek için somut önlemler almaya çağırdı.
Açıklamada, “Bu olumlu gelişmelere seviniyoruz, ancak yetinmiyoruz. Yayın alanında çalışan tüm kurumların, yayınevlerinin, örgütlenmelerin benzer şekilde ve daha fazlasıyla toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılık ve şiddeti önlemek üzere somut adımlar atmalarını talep ediyoruz ve bu süreçlerin takipçisi olacağımızı hatırlatıyoruz. Artık Yeter diye çıktığımız yolda bugüne kadar attığımız adımların özeti bu. Kuşkusuz bu kısacık özetin arkasında saatler süren toplantılar, eşit ve demokratik ilişkiler kurma çabasından grubun iç işleyiş ilkelerine kadar dikkatle ve özenle çalışma, kısaca Kadın+ Edebiyatçıların her bir üyesinin emeği var” denildi.
Kadın+ Edebiyatçılar taleplerini bir kez daha şöyle sıraladı:
- Toplumsal Cinsiyete Dayalı Ayrımcılık ve Şiddeti Önleme Politika Belgesi oluşturulsun, yaygınlaştırılsın ve kamuoyuna açık şekilde paylaşılsın.
- Kurumların Kadın Komisyonları etkin olarak çalışsın; Kadın Komisyonu bulunmayan kurumlarda toplumsal cinsiyet eşitliği komisyonları kurulsun ve işletilsin.
- Cinsel taciz şikâyeti halinde uygulanacak kurumsal eylem planı hazırlansın ve uygulansın.
- Tüm bu süreçler için deneyimli kadın/feminist örgütlerin rehberliği alınsın.
- Politika belgelerinin gereklerinin yerine getirilmesi için gerektiğinde bütçe ayrılsın.
- Tüm yayınevleri, fiziksel veya dijital ortamda gerçekleşen cinsel taciz, şiddet ve ayrımcılık vakalarına karşı bir şikâyet mekanizması kursun; bu amaçlı komisyon/komitelerin çoğunluğu kadın+ üyelerden oluşsun.
- Dergiler ve edebiyat festivallerinde jüri ve konuşmacı listelerinde %50 kadın temsili hedefi kurumsal ilke haline getirilsin.
- Birliğe üye tüm yayınevlerinde feminist ve Queer kuramları temelinde eşitlik, kapsayıcı dil ve farkındalık eğitimi verilsin.
- Yazar örgütleri ve yayıncılık kuruluşları, cinsiyet temelli ayrımcılığı ve şiddeti önlemek ile kadın+ üyelerinin yasalardan ve uluslararası sözleşmelerden doğan haklarını korumak sorumluluğunu üstlensin. Bu amaçla gerekli tüzük değişiklikleri yapılsın.
- Yapılacak değişiklikler ve faaliyetlerde, Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi (CEDAW, 1985), Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi (İstanbul Sözleşmesi, 2011), Türk Ceza Kanunu ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ile ILO 190 sayılı Şiddet ve Tacizin Önlenmesi Sözleşmesi esas alınsın.
- Yayınevleri, yazarlarla yaptıkları telif sözleşmelerine, yazarı toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve tacizden koruma yükümlülükleriyle ilgili bir ek madde koysun.
Mücadele elzemdir
Son olarak açıklamada mücadele vurgusu yapılarak şunlar kaydedildi: “8 Mart Dünya Kadınlar Günü haftasında, 28 Kasım’da söylediğimiz sözün arkasında olduğumuzu bir kere daha vurguluyoruz: Mücadele elzemdir ve tüm kişi ve kurumlarca dikkate alınması konusunda ısrarcıyız. Bu vesileyle yayın alanında çalışan tüm kadınlara bir kez daha çağrıda bulunuyoruz; yalnız değilsiniz, mücadelemize siz de el verin. “
