23.03.2026 20:43
Şeker Bayramı’nda zayıflama iğneleri ve Ramazan boyunca yaşanan beslenme değişiklikleri acil servislerde yoğunluğa yol açtı. Uzmanlar, özellikle “kolay kilo verme” vaadiyle doktor kontrolü olmadan kullanılan ilaçların ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceği konusunda uyarılarda bulundu.
Ramazan’ın ardından gelen Şeker Bayramı ile beslenme düzenindeki ani değişiklikler ve zayıflama amaçlı iğnelere artan ilgi, acil servislerde yoğunluğa yol açtı. Uzmanlar, özellikle “kolay kilo verme” vaadiyle doktor kontrolü dışında kullanılan bu ilaçların ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceği konusunda uyarıyor.
Cumhuriyet’e konuşan acil tıp uzmanı Doç. Dr. Ömerul Faruk Aydın, son 3-4 haftada acil servislere bulantı, kusma, karın ağrısı ve geçmeyen ishal şikâyetleriyle başvuran hasta sayısında belirgin bir artış gözlendiğini belirtti. Aydın, birkaç gün süren yoğun bulantı ve kusma nedeniyle başvuran bir hastanın öyküsünde, kilo vermek amacıyla inkretin temelli enjektabl bir ilaç kullandığını öğrendiklerini söyledi.
Hastanın ilacı tıbbi bir gereklilikten ziyade “iştah kesen pratik bir çözüm” olarak gördüğünü aktaran Aydın, bu yaklaşımın risklerine dikkat çekti. Kısa sürede gelişen bulantı, erken doyma hissi, kusma ve azalan sıvı alımının hastayı daha ciddi bir tabloya sürüklediğini vurguladı.

Davranışsal bozukluklarda meydana geliyor
Fiziksel bulgulara ek olarak davranışsal bozuklukların da görüldüğünü belirten Aydın, “Bir hastam, bayramda yemek yedikten sonra gelişen bulantıyı ‘Yememem gerekiyordu’ şeklinde yorumladı ve ardından kusmanın tekrarlandığını anlattı. Bir başka hastam ise akşam yemeğine katıldığı bir davette ‘Çok az yedim ama midem taş gibi oldu, sonra kustum ve rahatladım’ dedi. Bu anlatımlar, fizyolojik yan etkiye ek olarak yeme-pişmanlık-kusma döngüsünün geliştiğini gösteriyor” diye ekledi.
Doktor gözlemi gerekli
Özellikle oruç döneminde azalan öğün sıklığı ve ardından gelen yoğun beslenme davranışının ilacın etkisiyle birleştiğinde tolere edilmesi zor bir tablo oluşturabileceğine de dikkat çeken Doç. Dr. Aydın, “Bu durum bazı hastalarda geçici bulantı olarak kalırken bazılarında günler süren kusmaya dönüşebiliyor” dedi.
Tedavilerin doğru hasta seçimi, dikkatli doz titrasyonu ve yakın hekim izlemi gerektirdiğine dikkat çeken Aydın, “Aksi halde bulantı ve erken doyma gibi beklenen yan etkiler, bazı hastalarda sıvı kaybı, elektrolit dengesizlikleri ve böbrek fonksiyon bozulması gibi klinik müdahale gerektiren tablolara dönüşebilir. Unutmamak gerekir ki bu tedaviler ‘kolay kilo verme’ araçları değil, güçlü metabolik ilaçlardır. Oruç dönemleri de dahil olmak üzere kilo yönetiminde en güvenli yaklaşım; dengeli ve yeterli beslenme, yeterli miktarda sıvı alımı, öğün planlaması ve sürdürülebilir yaşam tarzı değişikliklerine uyulmasıdır” diye konuştu.
