24.03.2026 17:37
Nörobilim ve Nöroteknoloji Mükemmeliyet Ortak Uygulama ve Araştırma Merkezi (NÖROM) tarafından yürütülen çalışmayla migrenin yalnızca baş ağrısıyla sınırlı olmadığı, beyindeki görsel işlemleme ve ağrı mekanizmalarıyla yakından ilişkili olduğu ortaya konuldu
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından yapılan açıklamaya göre, NÖROM bünyesinde yürütülen ve Ankara Üniversitesi araştırmacılarının katkı sağladığı çalışma, nörobilim alanının saygın dergilerinden The Journal of Headache and Pain’de yayımlandı.
Çalışmada, migrenin yalnızca baş ağrısıyla sınırlı olmadığı, beyindeki görsel işlemleme ve ağrı mekanizmalarıyla yakından ilişkili olduğu Türkiye’de gerçekleştirilen nörogörüntüleme çalışmalarıyla ortaya kondu. Bulgular, migrenli bireylerin tekrarlayan görsel uyaranlara karşı alışma (habitüasyon) geliştiremediğini ve bu uyaranların beyin tarafından sürekli “önemli” olarak kodlandığını gösterdi.
Araştırma kapsamında 30’u migren hastası, 29’u sağlıklı olmak üzere toplam 59 kadın katılımcı incelendi. Katılımcılar atak döneminde olmamalarına rağmen, migrenli bireylerin görsel uyaranlara karşı sağlıklı bireylerden farklı beyin tepkileri verdiği tespit edildi.
Migrenli beyin, normal beynin aksine tepkiyi artırıyor
Açıklamada görüşlerine yer verilen NÖROM Müdürü Prof. Dr. Hayrunnisa Bolay Belen, araştırma sonucu ortaya çıkan bulguların literatürde ilk kez ortaya konduğunu belirtti.
Normal insan beyninde tekrarlayan uyarı geldiğinde beynin buna verdiği tepkiyi azalttığına dikkati çeken Belen, migrenli beynin normal beynin aksine tepkiyi giderek artırmaya başladığını ifade etti.
Bu artışın görsel işlemenin yapıldığı beynin arka kısmında değil, aksine beynin en ön kısmında bulunan ve üst düzey kontrol merkezi olan orbitofrontal bölgede gerçekleşmesinin son derece önemli olduğunu aktaran Belen, “Burası görmenin üst düzey kontrol merkezi ve aynı zamanda da gelen uyarıya zararlı, faydalı ya da duygusal bir değer biçen yer” bilgisini verdi.
Çalışmayla migrenli beyinde tekrarlayan uyaranların filtrelenemediğini ve doğrudan ağrı mekanizmalarıyla ilişkilendirildiğini ilk kez göstermiş olduklarının altını çizen Belen, “Sorun, tekrarlayan uyarıların gereksiz ya da önemsiz olan uyarıyı filtreleme sisteminde bir problem gibi görünüyor ve de ilk kez beynin ön kısmında da bununla ilgili bir yerin yer aldığını görüyoruz. Bunu biz kanıtladık” açıklamasını yaptı.
Belen, çalışmanın deney aşamasında, migrenli ve migrensiz katılımcıların günlük hayatta karşılaştıkları sorunlara benzer görevler vererek MR cihazından bulgular elde ettiklerini vurguladı.
Migren hastalarının yaşam kalitesinin artırılması için marketlerde ya da alışveriş merkezlerindeki ışıkların şiddetinin azaltılabileceği önerisinde bulunan Belen, “Buralardaki yatay çizgiler ya da çizgili olan ışıkların rahatsız ettiğini migrenli hastalar özellikle söylüyor. Burada bir değişim başlatılabilir. Bunlar toplumun tamamının huzuru için önemli” ifadelerini kullandı.
Laboratuvar bulguları migrenli beynin ışığa tepkisini açıklıyor
Araştırmanın yürütücülerinden Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Sertaç Üstün ise migrenin duyusal işleme boyutuna dikkati çekerek, “Migren sadece bir baş ağrısı hastalığı olarak düşünülebiliyor ama migrende çeşitli görsel uyaranların rahatsızlık verdiği, farklı şekillerde algılandığı hastalar tarafından rapor ediliyor” bilgisini paylaştı.
Doktora sonrası araştırmacı Dr. İlkem Güzel de alt düzey görsel işlemleme bölgelerinin doğrudan ağrı bölgesiyle ilişkili olduğunu tespit ettiklerini belirterek, bu bulgunun migren hastalarında ışığa duyarlılığı açıklamaya yardımcı olduğunu ifade etti.
Araştırmada görev alan doktora öğrencisi Ceren Onlat ise migren hastalarının sıklıkla rahatsızlık duyduğu görsel uyaranların laboratuvar ortamında gerçek hayatla ilişkilendirilerek kullanıldığını ve araştırmanın ekolojik geçerliliğini artıracak bir deney tasarımı geliştirildiğini kaydetti.
