Dünyada Yapay Zekayı En Çok ‘Seven’ Ülke Belli Oldu: Güney Kore

Seul’ün hareketli semtlerinden birinde yer alan Wallstreat Financier adlı pastaneye adım attığınızda, duvarları süsleyen leziz tatlı fotoğraflarındaki modeller dikkatinizi çekiyor. Ancak küçük bir detay var: O modellerin hiçbiri gerçek değil. Tamamı üretken yapay zeka ile oluşturulmuş.

İşletme sahibi bu durumu gizlemek yerine şeffafça müşterilerine sunuyor ve düşüncelerini soruyor. Çıkan sonuç ise ülkenin genel ruh halinin bir özeti niteliğinde: Müşterilerin büyük çoğunluğu, panoya “AI model harika” çıkartmaları yapıştırarak bu değişimi destekliyor. Batı’da etik tartışmalara yol açabilecek bu tablo, Güney Kore’de sıradan ve sevilen bir yenilik olarak karşılanıyor.

Rakamlar Yalan Söylemez: Korku Değil, Heyecan

Güney Kore’nin yapay zeka sevdası sadece sokak gözlemlerinden ibaret değil. Pew Research Center’ın 25 ülkede yaptığı araştırmaya göre, yapay zeka konusunda “heyecandan çok kaygı” duyanların oranı ABD’de yüzde 50’yi bulurken, Güney Kore’de bu oran sadece yüzde 16.

Yerel anketler de bu tabloyu perçinliyor. Halkın yüzde 70’i yapay zekanın topluma olumlu bir etki yapacağına inanırken, akıllı telefon kullanıcılarının yüzde 40’ı günlük hayatında ChatGPT gibi uygulamaları aktif olarak kullanıyor. Çalışanların yarısından fazlası ise YZ’yi çoktan iş süreçlerine entegre etmiş durumda.

Tarihsel Bir Refleks: “Teknolojiyle Hayatta Kalmak”

Uzmanlara göre bu devasa iyimserliğin kökleri ülkenin geçmişinde yatıyor. 1950’lerde savaşın yıktığı, yoksul bir Asya ülkesinden bugün küresel bir teknoloji devine dönüşen Güney Kore; bu mucizeyi yarı iletken, otomotiv ve gemi inşa sanayisine borçlu. Ülkenin kolektif hafızasında teknoloji ve inovasyon, onlarca yıldır “hayatta kalma ve büyüme” ile eş anlamlı. Yapay zeka da bu tarihsel zincirin en yeni halkası olarak görülüyor ve toplumda “çağın gerisinde kalmama” motivasyonu ağır basıyor.

Demografik Saatli Bomba ve Yapay Zeka Kurtarıcısı

İyimserliğin arkasındaki en acı gerçek ise ülkenin demografik çöküşü. Dünyanın en hızlı yaşlanan toplumu olan Güney Kore’de, yüzyılın sonunda nüfusun bugünkü seviyesinin yüzde 15’ine kadar düşmesi bekleniyor. Çalışacak genç insan kalmaması, ülkeyi “Fiziksel AI” (yapay zeka destekli robotlar) çözümüne itiyor. Restoranlarda vızır vızır çalışan servis robotları ve fabrikalarda test edilen insansı robotlar, lüks değil, kaçınılmaz birer ihtiyaç.

Güney Kore hükümeti de yapay zekayı stratejik bir sektör olarak konumlandırıyor. Avrupa Birliği’nin “riskleri minimize etmeye” odaklanan kısıtlayıcı yasalarının aksine, Seul yönetimi tamamen “inovasyonu kurumsallaştırmaya” odaklanmış durumda.

Madalyonun Diğer Yüzü: İşçi Sendikalarının Direnişi

Her şeye rağmen ülkede ufak da olsa çatlak sesler yükseliyor. Ankete katılanların yaklaşık yarısı, günün birinde işlerinin yapay zeka tarafından devralınabileceği ihtimalini göz ardı etmiyor. Özellikle otomotiv devi Hyundai’nin fabrikalarında yapay zeka destekli insansı robotlar kullanma planı, ülkenin güçlü işçi sendikalarını ayağa kaldırdı ve grev tehditlerini beraberinde getirdi. Etik aktivistleri ise sorunların çok daha sonra, sistematik bir şekilde patlak vereceği konusunda uyarıyor.

Sonuç: Geleceğe Bir Bakış

Batı ülkeleri de benzer bir yaşlanan nüfus ve iş gücü açığı kriziyle adım adım yüzleşiyor. Güney Kore örneği, yapay zekanın sadece “havalı bir teknolojik araç” değil, aynı zamanda demografik ve ekonomik bir zorunluluk olduğunu tüm dünyaya kanıtlıyor. Dünyanın en çok yapay zeka seven ülkesi için mesaj çok net: Yapay zeka bir tehdit değil, yeni bir var olma eşiği.

@gazeteoksijen

Kaynak:https://gazeteoksijen.com/dunya/politico-yazdi-guney-kore-yapay-zekayi-en-cok-seven-ulke-266598

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir