Roma’nın Gizli Hazineleri: Klasik Rotaların Dışına Çıkmak İsteyenler İçin Yepyeni Bir Keşif Rehber

Kendini saklayan, gerçek kaşifini ‘seçen’ şehirlerden biridir Roma. Bir şey gösterecekse de onu ancak biraz yavaşlayana, klasik yollardan sapana, merak edene gösteriyor. Gelin, Roma’ya bambaşka bir gözle yeniden bakalım
Şubat ayında düzenlenen RISE Rome etkinliği için Türkiye’den tek davetli olarak Roma’da ülkemizi temsil ettim. Roma’nın yeni gizli hazinelerini keşfettiğimiz bu yolculukta; baharda yapacağınız Roma seyahatiniz için size de kapsamlı bir rota çıkardım. 

Roma hakkında en büyük yanılsamamız şu: Hepimiz onu “gördüğümüzü” sanıyoruz. Kurallar basit: Trevi Çeşmesi’nin önünde bir bozuk para havaya savrulur, Pantheon’un kubbesine uzun uzun bakılır, Kolezyum’un önünde klasik fotoğraflar çekilir ve insan, sanki bu şehri çözmüş gibi bir rehavete kapılır. Oysa Roma hiçbir zaman bu kadar kolay değil. Bu şehir, kendini vitrine koyan şehirlerden değil. Kendini saklayan, geri çeken, gerçek kaşifini “seçen” şehirlerden. Bir şey gösterecekse de onu ancak biraz yavaşlayana, biraz klasik yollardan sapana, biraz merak edene gösteriyor. Roma’nın yeni gizli hazineleri tam olarak bu: Kalabalığın rotasından birkaç adım uzaklaşınca karşıma çıkan, ama bir kez gördükten sonra şehre bakışımı tümüyle değiştiren katmanlar. Gelin, Roma’ya bambaşka bir gözle yeniden bakalım….

Turist Kalabalığından 9 Metre Derine: Trevi’nin Altındaki 2 Bin Yıllık ‘Sular Şehri’

Vicus Caprarius, yani “Sular Şehri”, Trevi’nin hemen yakınında, yerin yaklaşık 9 metre altında uzanan küçük ama büyüleyici bir arkeolojik dünya. 1999’da eski Cinema Trevi’nin yenilenmesi sırasında keşfediliyor; yani Roma, yine tesadüfen, yine son anda, yine “Ben burada hep vardım” der gibi karşımıza çıkıyor. Aşağı indiğinizde ilk hissiniz şu oluyor: 1. yüzyıldan kalma bir insula, yani apartman kalıntısı; antik su depoları; taş duvarlar; serinlik; yankı… Ve hepsinden etkileyicisi, gerçekten akan su. Çünkü buradan geçen Aqua Virgo su kemeri, MÖ 19’dan bu yana aktif ve bugün de Trevi Çeşmesi’ni beslemeyi sürdürüyor. Yukarıda herkesin romantik bir jestle içine bozuk para attığı o suyun ardında, 2 bin yıllık mühendislik hâlâ sessizce görev başında. Yeryüzünde her şey hızlı, kalabalık; aşağıdaysa taş var, su var, serinlik var, bir de zamanın neredeyse yoğunlaşmış hali.

Vicus Caprarius, yani “Sular Şehri”, Trevi’nin hemen yakınında, yerin 9 metre altında bir arkeolojik dünya.

Konum: Trevi Çeşmesi’ne birkaç adım mesafede (Vicolo del Puttarello) 
Ziyaret saatleri: Salı-pazar 11.00-17.00 (son giriş 16.30), pazartesi günleri kapalı
Bilet: Tam 4 euro, öğrenci 2.5 euro vicuscaprarius.com

Şehrin Kalbinde Mahrem Bir Tarih: Ziyaretçilerini Bekleyen Gizli Saray Palazzo Nuñez-Torlonia

Via Bocca di Leone’da yer alan Saray, 1660 yılında mimar Giovanni Antonio de Rossi tarafından, ünlü mimar Bernini’nin tarzında bir tasarımla inşa ediliyor. İlk sahibi Marquis Francesco Nuñez Sanchez. Yani yapı daha doğuştan itibaren Roma’nın güçlü ve zevk sahibi çevrelerine ait. Ama asıl ilginç dönem 1806’da başlıyor: Napolyon’un kardeşi Lucien Bonaparte sarayı satın alıyor, baştan aşağı yeniliyor, içine küçük bir tiyatro bile ekliyor. Bir dönem Napolyon’un annesi Letizia ile kardeşi Jérôme da burada uzun süre kalıyor. Kısacası bir Roma sarayına değil, Avrupa iktidar tarihinin mahrem bir odasına bakıyorsunuz. 1842’de yapı Mario Torlonia tarafından satın alınıyor; Antonio Sarti’nin restorasyonuyla cephe büyütülüyor, giriş daha anıtsal hale geliyor, bahçeye açılan büyük portal ve aile armasını taşıyan çeşme ile bugünkü etkileyici görünüm belirginleşiyor. Bu yıl Roma’da ziyaret ettiğim en etkileyici mekanlardan biri olan palazzo; sürekli açık, klasik bir müze değil. Dönemsel sergilerle ve özel programlarla görünür hale geliyor. O yüzden Roma planınızı yaparken resmi web sitesini ziyaret etmenizde fayda var. Belki çok özel bir etkinlik ya da sergiye denk gelirsiniz. fondazionetorlonia.org

Antik Kalıntılar ve Çağdaş Sanatın Kesişimi: Trajan Forumu’nun Altındaki ‘Forof’ Deneyimi

Roma’da beni son yıllarda en çok heyecanlandıran yeni adreslerden biri hangisi diye sorsanız, cevabım çok net olur: Forof. Çünkü burası sadece çağdaş sanat izlenen bir yer değil; Roma’nın geçmişiyle bugünü arasında elle tutulur, fiziksel bir temas noktası. Trajan Forumu’nun hemen yanı başında, Foro Traiano 1 numarada bulunan Forof, Giovanna Caruso Fendi tarafından kurulan, antik kalıntılarla çağdaş sanat arasında çok cesur ilişki kuran bir mekan. Alt katta, Basilica Ulpia’nın mermer döşemeleri ve doğu apsisine ait kalıntılar var. Siz aşağı indikçe, klasik Roma taşıyla çağdaş sanatın dili birbirine değmeye başlıyor. Forof’un farkı, bir sergi mekanı gibi davranmaması. Daha çok ziyaretçiye deneysel bir atmosfer kuruyor. Koku, ses, ışık, performans, yerleştirme… Forof’un resmi sitesine baktığınızda mekanın “exclusive experiences” mantığıyla çalıştığını görüyorsunuz; günlük ziyaretler mevcut, ayrıca 90 dakikalık rehberli deneyimler ve daha özel uygulamalar da var. forof.it

Forof, Trajan Forumu’nun yanı başında, antik kalıntılarla çağdaş sanat arasında çok cesur ilişki kuran bir mekan.

Müze Turizminde Zirve: Ara Pacis’te Avrupa Sanatının Başyapıtlarına Ev Sahipliği

2006 yılında açılan Ara Pacis Müzesi, Roma’nın antik ve siyasi hafızasının en güçlü yapılarından biri. Müze bu yıl çok önemli bir sergiye, Impressionism and Beyond: Masterpieces from the Detroit Institute of Arts’a ev sahipliği yapıyor. Müzenin içinde, 19. ve 20. yüzyıl Avrupa sanatının bu kadar rafine bir seçkisiyle karşılaşmak başlı başına etkileyici. Ama bu özel sergi, Degas ve Renoir ile başlıyor, Matisse ve Picasso’dan geçiyor, Van Gogh’un kırılgan ama devrimci enerjisine uğruyor, ardından Kandinsky ve Beckmann gibi isimlerle bambaşka bir tona evriliyor. 13 Mayıs 2026’ya kadar Ara Pacis’te görülebiliyor; müze genel olarak her gün 9.30-19.30 arasında açık, 27 Mart’tan itibaren cuma, cumartesi ve pazar günleri 20.30’a kadar uzatılmış saatlerle çalışıyor. Yoğun ilgi nedeniyle online rezervasyon yaptırmanızda fayda var. 
www.arapacis.it

Ara Pacis Müzesi bu yıl 20. yılını kutluyor.

Lüks Seyahat ve Ağırlamada RISE Modeli: İstanbul Turizmi İçin de Bir İlham Kaynağı

Açılımı ‘Rome Insights Style Experience’ olan RISE etkinliği, Roma ve Lazio’nun lüks seyahat, kültür ve ağırlama dünyasını uluslararası profesyonellere tanıtan seçkin bir B2B platformu. Dünyanın önde gelen seyahat yazarları, lüks tur operatörleri ve sektör profesyonelleri davetli olarak katılıyor. Bu yıl 12-14 Şubat 2026 tarihlerinde ikinci kez düzenlenen etkinlik kapsamında, Roma Belediye Başkanı Roberto Gualtieri ve ekibi tarafından ağırlanmak da programın önemli anlarından biriydi. Bu ölçekte, bu kadar iyi kurgulanmış ve şehrin ruhunu gerçekten anlatabilen uluslararası bir etkinliği deneyimledikten sonra insan ister istemez şunu düşünüyor: İstanbul neden kendi “RISE”ını yaratmasın? Çünkü bu sadece bir tanıtım değil, bir şehri doğru anlatma meselesi. www.riserome.it

24.04.2026,12.40

Kaynak:https://gazeteoksijen.com/yazarlar/bahar-akinci/romanin-yeni-gizli-hazineleri-273277

Editörün Notu: Oksijen Gazetesi’nde yayımlanan bu haber, özüne sadık kalınarak yeniden düzenlenmiştir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir