29.04.2026 18:15
King’s College London araştırmasına göre hamileliğin ilk döneminde hava kirliliğine daha fazla maruz kalan bebeklerin konuşmayı öğrenmesi daha uzun sürebiliyor. Erken doğan bebeklerde ise konuşma gecikmesine motor becerilerde gerilik de eşlik edebiliyor
Anne karnında hava kirliliğine maruz kalmak, bebeklerin erken dönem gelişimini olumsuz etkileyebilir.
The Guardian’ın aktardığına göre, King’s College London araştırmacıları; hamileliğin ilk üç ayında azot dioksit ile ince ve ultra ince partikül maddelere daha fazla maruz kalan bebeklerde, 18 aylık dönemde konuşma gelişiminin daha yavaş ilerlediğini tespit etti.
Erken doğan bebekler daha çok etkileniyor
Araştırmaya göre erken doğan bebeklerde etki daha belirgin oldu.
Hava kirliliğine yüksek düzeyde maruz kalan prematüre bebeklerde konuşma gelişiminin yanı sıra motor becerilerde de gerilik tespit edildi.
Araştırmanın başyazarı Dr. Alexandra Bonthrone, bu bebeklerin yaşıtlarını ilerleyen dönemde yakalayıp yakalayamayacağını söylemek için henüz erken olduğunu belirtti. Bonthrone, bunun ancak çocukların ileriki yaşlarda izlenmesiyle anlaşılabileceğini söyledi.
2015-2020 Arasında 498 bebek incelendi
Araştırmada, 2015-2020 yılları arasında Londra’daki St Thomas’ Hastanesi’nde doğan 498 bebek incelendi.
Bu bebeklerin 125’i erken doğarken, 54’ü 32 haftadan önce doğan “çok erken” veya “aşırı erken” prematüre bebekler olarak sınıflandırıldı.
Araştırmacılar, annelerin ev adreslerine göre hamilelik boyunca maruz kaldıkları hava kirliliği düzeyini hesapladı. Ardından bebekler 18 aylık olduğunda bilişsel, dil ve motor becerilerini ölçen standart klinik testler uygulandı.
Hava kirliliği motor becerisini etkiliyor
Çalışmaya göre hamileliğin ilk üç ayında yüksek hava kirliliğine maruz kalan bebekler, düşük kirlilik düzeyine maruz kalanlara kıyasla dil testlerinde ortalama 5 ila 7 puan daha düşük aldı.
Hamilelik boyunca en yüksek hava kirliliğine maruz kalan prematüre bebeklerde ise motor beceri puanlarının düşük kirliliğe maruz kalanlara göre ortalama 11 puan daha düşük olduğu belirlendi.
Sosyal bir eşitsizlik
Haberde görüşlerine yer verilen uzmanlar, hava kirliliğinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda sosyal bir eşitsizlik sorunu olduğuna dikkat çekti.
War on Want kampanya direktörü Tyrone Scott, hava kirliliğinin özellikle yoğun yolların ve kirli havanın yakınında yaşamak zorunda kalan işçi sınıfı ve marjinalleştirilmiş toplulukları daha fazla etkilediğini söyledi.
Global Child and Maternal Health CEO’su Agnes Agyepong da kirli havaya maruz kalmanın rastgele dağılmadığını, konut, şehir planlama ve güç ilişkilerindeki uzun süreli eşitsizliklerle şekillendiğini vurguladı.
WHO’dan çarpıcı uyarı
Dünya Sağlık Örgütü’ne göre dünya nüfusunun neredeyse tamamı, kurumun kılavuz limitlerini aşan seviyelerde kirletici içeren hava soluyor.
The Guardian’ın aktardığına göre WHO, hava kirliliğini “dünyanın en büyük tekil çevresel sağlık riski” olarak tanımlıyor.
