Turizmde yeni trend ‘tabaktaki hikaye’: Gastronomi gelirleri hızla artıyor

Türkiye’de gastronomi mutfağın yanı sıra turizm ekonomisinin de merkezinde yer alıyor. Sektör temsilcilerine göre turist harcamalarının önemli bölümü yeme içme deneyimlerinden oluşurken, yerel lezzetlerin doğru markalaştırılması kritik önem taşıyor.

Türkiye’de gastronomi ile turizm arasındaki bağ her geçen yıl daha görünür hale geliyor. Kültür Yolu Festivalleri gibi organizasyonlar şehirlerin mutfak hafızasını öne çıkaran büyük ekonomik platformlar olarak da değerlendiriliyor.

İstanbul Ticaret Borsası ile Güvenilir Ürün Platformu iş birliğiyle düzenlenen “Gastronominin Turizme Etkisi” başlıklı toplantıda paylaşılan veriler, yeme içme kültürünün turizm gelirleri içindeki payını yeniden gündeme taşıdı.

İSTİB Meclis Başkanı Ahmet Bülent Kasap’ın verdiği rakam dikkat çekiciydi. Türkiye’ye gelen turistlerin harcadığı her 5 liranın 1’i doğrudan gastronomiyle bağlantılı. Bu veri hem restoran sektörünü hem de yerel üreticiden sokak lezzetlerine, coğrafi işaretli ürünlerden otellere kadar uzanan geniş bir ekonomik zinciri ilgilendiriyor.

“Lahmacuna ‘Turkish Pizza’ Demek Marka Değerini Düşürüyor”

Toplantıda en çok vurgulanan başlıklardan biri de Türk mutfağının küresel ölçekte nasıl temsil edildiği oldu. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Genel Müdür Yardımcısı Dr. Elif Balcı Fisunoğlu, geleneksel ürünlerin isim ve kimlik kaybına dikkat çekti.

Özellikle lahmacun gibi ürünlerin “Turkish pizza” adıyla sunulmasının ya da mantının farklı isimlerle dünya pazarına taşınmasının önemli bir marka sorunu yarattığını söyledi. Sektör temsilcilerine göre asıl mesele kültürel değeri doğru isim, doğru hikaye ve güçlü marka stratejisiyle dünyaya anlatabilmek. Çünkü bugün gastronomi turizmi yalnızca lezzet deneyiminden ibaret görülmüyor. İnsanlar artık bir ülkenin hikayesini tabağın içinde arıyor.

Sosyal Medya Odaklı Plansız Büyüme Sektör İçin Büyük Risk

Toplantıda dikkat çeken bir başka konu ise plansız büyümenin yaratabileceği riskler oldu. Ahmet Bülent Kasap, gastronominin turizm gelirlerini artırabilecek en güçlü alanlardan biri olduğunu belirtirken, kontrolsüz ve plansız çalışmaların ters etki yaratabileceğini vurguladı.

Özellikle sosyal medya odaklı kısa vadeli gastronomi yatırımlarının, yerel mutfak kültürünü yüzeyselleştirme riski taşıdığı değerlendiriliyor. Uzmanlara göre sürdürülebilir gastronomi politikaları oluşturulmadan yapılan hızlı büyüme hamleleri uzun vadede marka değerine zarar verebilir.

Turist Artık Sadece Yemek Değil, Tabağın Hikayesini de İstiyor

Turizm Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ebru Koralı, güçlü bir mutfak kültürünün ancak yerel ürünlerle korunabileceğini söyledi.

HORECADER Yönetim Kurulu Başkanı Murat Alıcılar ise Türkiye’nin uluslararası turizm liginde üst sıralara çıkabilmesi için “tabaktaki değeri” artırması gerektiğini ifade etti. Bu yaklaşım son dönemde gastronomi dünyasında daha sık konuşuluyor. Çünkü turist artık yalnızca yemek yemiyor; ürünün hikayesini, üreticisini, bölgesini ve kültürel bağını da deneyimlemek istiyor.

08.05.2026,12.22

Kaynak:https://www.odatv.com/gastroda/gastronomi-turizmi-turkiyeye-ne-kazandiriyor-i-turk-mutfaginda-marka-sorunu-buyuyor-i-turistin-harcadigi-her-5-liranin-1i-yeme-icmeye-gidiyor-120146126/Celal Toprak

Editörün Notu: Oda TV Gazetesi’nde yayımlanan bu haber, özüne sadık kalınarak yeniden düzenlenmiştir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir