26.03.2026 18:29
Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, dijital sağlık verilerine aşırı odaklanmanın anksiyeteyi artırabileceğini ve “siberkondri”ye yol açabileceğini söyledi.
Akıllı saatler, uyku takip cihazları ve mobil sağlık uygulamaları son yıllarda milyonlarca kişinin günlük yaşamının vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Ancak uzmanlara göre bu “sürekli izleme hali”, yeni nesil bir sağlık kaygısını da beraberinde getiriyor.
Cumhuriyet’e konuşan Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, dijital sağlık uygulamalarının sunduğu faydaların yanında psikolojik riskler de taşıdığına dikkat çekti.
Dijital sağlık teknolojilerinin bireylere biyometrik verileri üzerinde güçlü bir kontrol hissi verdiğini belirten Dilbaz, bunun özellikle kaygıya yatkın kişilerde ters etki yaratabildiğini ifade etti. “Kalp atış hızı, uyku düzeni ya da oksijen seviyesi gibi verilerdeki küçük değişimler bile hastalık belirtisi olarak algılanabiliyor. Bu durum, ‘siberkondri’ olarak adlandırılan ve internet ya da uygulamalar üzerinden sürekli semptom araştırma davranışını tetikleyen bir sürece yol açabiliyor” dedi.
Uyku kalitesini düşürebilir
Uyku takip cihazlarının da benzer bir risk taşıdığına değinen Dilbaz, “Ortrosomnia” olarak adlandırılan durumda bireylerin cihaz verilerine takıntılı hale geldiğini söyledi. Dilbaz, “Kişi kendi uyku hissinden çok cihazın sunduğu verilere odaklanır. Bu da ironik biçimde uyku kalitesini düşürür ve anksiyeteyi artırır” diye ekledi.
