03.03.2026 15:53
Kilo verme süreci çoğu zaman yalnızca fiziksel bir dönüşüm gibi değerlendiriliyor. Oysa değişen sadece beden değil; düşünce kalıpları, alışkanlıklar ve duygusal denge de bu sürece eşlik ediyor. Kilo yönetiminin yalnızca tartıdaki rakama odaklanarak planlanmaması gerektiğini vurgulayan Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, “Zayıflama ilaçları ve cerrahi müdahaleler kilo kaybında etkili olabilir. Ancak kişi psikolojik olarak bu değişime hazır değilse ve yeni bir yaşam biçimini içselleştirmezse, elde edilen sonuçların kalıcı olması güçleşir” ifadelerini kullandı.
Sürecin başarısında; kişinin yeme alışkanlıkları, duygularıyla baş etme biçimi ve değişime ne ölçüde hazır olduğu belirleyici rol oynar. Duygusal yeme eğilimi ve gerçekçi olmayan beklentilerin, hem ilaç tedavisi hem de cerrahi müdahale sonrasında uyum sürecini zorlaştırabileceğine dikkat çeken Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, şu değerlendirmede bulundu:
“Hızlı kilo kaybı yalnızca bedeni değil, zihinsel dengeyi de etkiler. Pek çok kişi yeni beden algısına uyum sağlamakta güçlük yaşayabilir. Aynadaki görüntü ile kişinin kendini algılama biçimi her zaman örtüşmeyebilir. Uzun yıllar fazla kilolu kimliğiyle yaşamış bireylerde kilo kaybı, benlik algısında bir boşluk hissi oluşturabilir. Çevreden gelen yoğun ilgi bazı kişilerde özgüveni artırırken, bazılarında kaygıyı ve kontrol ihtiyacını tetikleyebilir. Bu nedenle her birey bu değişim sürecine aynı şekilde uyum sağlayamaz.”
Yemek yeme sadece aç olmamızla alakalı olabilir
Yeme davranışının çoğu zaman duygusal ihtiyaçlara da hizmet ettiğini belirten Psikolog Unutmaz, “Kaygı, yalnızlık, öfke ya da boşluk gibi duygular yemek yoluyla bastırılabilir. Kilo verme sürecinde bu alışkanlık kısıtlandığında, daha önce geri planda kalan duygular daha görünür hale gelir. Bu nedenle yeme davranışını yalnızca ortadan kaldırılması gereken bir sorun olarak değil, geçmişte işe yarayan bir baş etme yolu olarak değerlendirmek gerekir. Sağlıklı kilo yönetimi, duyguları düzenlemek için yeni yollar geliştirmeyi gerektirir. Kilo kaybı bedeni değiştirir ama zihni de dönüştürür. Bu nedenle kalıcı sonuç için kişinin zihinsel hazırlığı, yeme alışkanlıkları ve beden algısı mutlaka birlikte ele alınmalı” dedi.
Kilo vermek bir sonuç mu?
Kilo verme sürecinde en sık yapılan hatanın, zayıflamanın psikolojik iyileşmenin şartı olarak görülmesi olduğunu belirten Psikolog Unutmaz, “Birçok kişi beden değiştiğinde öz güveninin ve yaşam doyumunun kendiliğinden artacağını düşünür. Oysa zihinsel altyapı değişmeden gerçekleşen kilo kaybı kalıcı bir iyilik hali sağlamayabilir. Kaygı ortadan kalkmak yerine biçim değiştirebilir, kontrol ihtiyacı artabilir ve bu da sürecin devamını zorlaştırabilir. Kilo yönetimi sadece bedeni değil, kişinin benlik algısını, duygularını yönetme biçimini ve yaşamla kurduğu ilişkiyi de kapsayan bütüncül bir yaklaşım gerektirir” dedi.
Kaynak:https://www.haberturk.com/zayiflamak-sadece-bedeni-degil-zihni-de-degistiriyor-haberler-3866464
