NASA Dünya Gözlemevi, Moritanya’da yer alan ve halk arasında “Sahra’nın Gözü” olarak bilinen 48 kilometre çapındaki Richat Yapısı’na dair güncel jeolojik verileri paylaştı. Yapılan son bilimsel araştırmalar, bu devasa oluşumun uzun yıllar tahmin edilenin aksine bir meteor çarpması sonucu meydana gelmediğini ortaya koydu. Jeofiziksel incelemeler, bölgenin zamanla yükselen bir yer kabuğu kubbesi olduğunu kanıtladı.
Uzmanlar, yapının merkezinde yaşlı kayaçların, dış kenarlarında ise daha genç katmanların dairesel halkalar şeklinde dizildiğini saptadı. Meteor kraterlerinin yapısal özellikleriyle uyuşmayan bu formasyonun, “diferansiyel erozyon” yani farklı kaya türlerinin dış etkenlerle farklı hızlarda aşınması sonucu bugünkü göz benzeri görünümünü kazandığı açıklandı.

Sahra Tozlarının Küresel Ekosisteme Etkileri
NASA’nın yayımladığı atmosferik veriler, Sahra Çölü’nden her yıl yaklaşık 182 milyon ton tozun hava akımlarıyla kıtalararası yolculuğa çıktığını gösteriyor. Bu toz hareketliliğinin küresel ekosistem, iklim ve deniz canlılığı üzerindeki kritik etkileri şu şekilde sıralanıyor:
- Amazon Havzası’na Besin Takviyesi: Atmosfere taşınan toz kütlesinin yaklaşık 27,7 milyon tonu Amazon Havzası’na ulaşıyor. Bu mineral akışı, yağmur ormanlarındaki bitki gelişimi için hayati öneme sahip olan yıllık 22 bin tonluk fosfor ihtiyacını doğal yollarla karşılıyor.
- Hava Olayları ve Tropikal Hareketler: “Sahra Hava Katmanı” adı verilen kuru ve yoğun tozlu hava kütlesi, Atlas Okyanusu’nu aşarak Amerika Birleşik Devletleri kıyılarına kadar ilerliyor. Bu atmosferik durum, ulaştığı bölgelerde puslu gökyüzü ile parlak gün batımlarına yol açarken, tropikal siklonların ve kasırgaların oluşum mekanizmalarını da doğrudan etkileyebiliyor.
- Okyanus Verimliliğinde Büyük Pay: Deniz yüzeyine çöken mineral yönünden zengin bu tozların, okyanuslardaki biyolojik üretimde ve deniz ekosisteminin canlanmasında yüzde 4,5 ile yüzde 40 arasında değişen oranlarda pay sahibi olduğu tahmin ediliyor.
Arap Yarımadası’nda Tarihi Taş Yapılar İnceleniyor
Çöl ekosistemlerindeki bir diğer önemli gelişme ise arkeoloji dünyasında yaşanıyor. Arap Yarımadası’nın kuzey kesimlerinde, özellikle Nefud Çölü ve çevresinde uydu teknolojileriyle tespit edilen yaklaşık 7 bin yıllık devasa taş yapılar üzerindeki incelemeler sürüyor. Mimari açıdan kapı formunu andıran bu kadim kalıntıların, bölgenin geçmişteki yerleşim modellerine ve iklimsel dönüşümüne dair yeni veriler sunması bekleniyor.
https://www.sozcu.com.tr/colde-48-kilometre-capinda-dev-bir-goz-bulundu-p321860
Haberin girildiği tarih ve saat 22/05/2026 12:37
