gençlerin kalp ve damar hastalıklarından dolayı hastanelere başvurma sayıları gün geçtikçe artıyor. Kalp sıkıntısının en önemli sebebinin son yıllarda değişen yaşam alışkanlıkları olduğuna dikkat çeken Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Suat Büket, “Hastaların bir kısmı göğüs ağrısı ve kalp krizi geçirdikten sonra geliyor. Bir kısmının ailesinde koroner hastalık öyküsü var ya da lipit metabolizması bozukluğu, yani kan lipitlerinin yüksekliği bulunuyor. Bir kısmı ise asemptomatik olarak, yani hiçbir şikayeti olmadan geliyor. Bu sıklık eskiden yüzde 5’in altındaydı. Şu anda giderek artıyor ve yüzde 10-15’e doğru çıkmaya başladı. Özellikle çok genç yaşta olan hastalar da var. Sıklık giderek artıyor” dedi
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre kardiyovasküler hastalıklar, yılda 17,9 milyon kişinin ölümüne neden olarak tüm ölümlerin yüzde 32’sini oluşturuyor. Türkiye’de ise Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre ölümlerin yaklaşık yüzde 36’sı kalp ve damar hastalıklarından kaynaklanıyor. Bağımsız kuruluşlarca yapılan araştırmalara göre, kalp krizi geçiren hastaların yaklaşık yüzde 20’si 40 yaş altı ve son yıllarda genç yaş grubunda kalp hastalıklarında belirgin bir artış var.
Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Suat Büket bu artışın hem tanı yöntemlerindeki gelişmelerin hem de yaşam tarzındaki değişikliklerin etkili olduğunu vurguladı. gençlerde kalp ve damar hastalıklarının artışının gözle görülür oluğunu belirtti.

“GENÇ HASTALARDA BELİRGİN ARTIŞ VAR”
Prof. Dr. Suat Büket, dünya genelinde ölüm nedenleri arasında kardiyovasküler hastalıkların ilk sırada yer aldığını, bunu kanser ve diğer onkolojik hastalıkların takip ettiğini belirterek, genç yaş grubunda kalp ve damar hastalıklarında belirgin bir artış yaşandığını ifade etti. Genç hastaların bir bölümünün göğüs ağrısı ya da kalp krizi sonrası sağlık kuruluşlarına başvurduğunu aktaran Büket, bazı hastalarda ailesel koroner arter hastalığı öyküsü veya lipit metabolizması bozukluğu (kan yağlarının yüksekliği) bulunduğunu söyledi. Dikkat çeken bir diğer noktanın ise herhangi bir şikâyeti olmayan (asemptomatik) genç bireylerde de hastalığın daha sık tespit edilmesi olduğunu vurgulayan Büket, bu oranın geçmişte yüzde 5’in altında seyrettiğini, günümüzde ise yüzde 10-15 seviyelerine yaklaştığını kaydetti.
Ateroskleroz Sadece Kalbi Değil Tüm Damarları Etkiliyor
Prof. Dr. Suat Büket, damar sertliğinin (ateroskleroz) yalnızca kalp damarlarını etkileyen bir şey değil; beyin, böbrek, bağırsak ve periferik damarları da etkileyebildiğini ifade ederek, “Ancak hem gençlerde hem de ileri yaş grubunda en sık tutulum koroner damarlarda görülüyor. Aterosklerozun doğumdan itibaren başlayabildiği, ancak uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiği ifade ediliyor. Hastalık çoğu zaman asemptomatik dönemde gelişiyor; ilerleyen aşamalarda göğüs ağrısı, eforla gelen yorgunluk gibi belirtiler ortaya çıkıyor ve ileri evrede komplikasyonlar görülebiliyor” açıklamasını yaptı.

Alışkanlıklar kalbi etkiliyor
Değişen yaşam alışkanlıklarının gençlerde kardiyovasküler hastalıkların yaygınlaşmasında önemli bir rolü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Suat Büket,”Fast food ve rafine gıda tüketiminin artması, hareketsiz yaşam tarzı, bilgisayar başında uzun süre geçirilmesi, sigara kullanımı, obezite, ailesel yatkınlık, lipit metabolizması bozuklukları gibi faktörler kalp ve damar sağlığını olumsuz etkiliyor” ifadelerini kullandı.
Özellikle toksik maddelerin beslenme yoluyla vücuda alınmasının da kalp damar sağlığı üzerinde olumsuz etkisi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Suat Büket, işlenmiş ve koruyucu içeren gıdalar, yüksek tuz ve doymuş yağ içeren besinler ile bazı kimyasal kalıntıların damar sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olabileceğini aktardı.
Toksik maddelerin beslenme yoluyla vücuda alınmasıyla birlikte kalp damar sağlığı olumsuz etkileniyor. Prof. Dr. Suat Büket, işlenmiş ve koruyucu içeren gıdalar, yüksek tuz ve doymuş yağ içeren besinler ile bazı kimyasal kalıntıların damar sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olabileceğini aktardı.
Kalp hastalığında erken teşhisin önemi
Cerrahi gereksinimi azaltmanın yolu erken teşhis ve düzenli kontrolden geçtiğini belirten Prof. Dr. Suat Büket, “Uygun hastalarda ilaç tedavisi ve yaşam tarzı değişiklikleriyle hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabiliyor veya kontrol altına alınabiliyor. Gerekli durumlarda ise invaziv kardiyolojik yöntemler ve minimal invaziv cerrahi teknikler sayesinde daha küçük kesilerle müdahale edilerek iyileşme süreci hızlandırılabiliyor” dedi.
Diğer yandan, ailesinde kalp hastalığı bulunan gençlerin bir kardiyoloji uzmanına başvurarak düzenli kontrol yaptırmalarında fayda olduğunu söyleyen Prof. Dr. Suat Büket genel risk durumuna göre yılda bir kez yapılacak kontrolün çoğu birey için yeterli olabileceğini dile getirdi.

Yaşam tarzınızı değiştirmeniz kalbinizin lehine
Gençlerin yaşam tarzını değiştirmesi kalp ve sınır hastalıklarını önlemek için bilgi veren Prof. Dr. Suat Büket, kalp sağlığının yalnızca ileri yaşların sorunu olmadığına vurgu yaptı. Prof. Dr. Suat Büket, “En önemli nokta; sağlıklı beslenmek, kilo almamak, düzenli egzersiz yapmak, sigara içmemek ve özellikle doğal olmayan, işlenmiş gıdalardan uzak durmaktır” ifadelerine yer verdi.
Kaynak:https://www.haberturk.com/kalp-krizi-yas-dinlemiyor-3864060
