Pasifik Okyanusu’nun batısında, Mariana Çukuru olarak bilinen devasa okyanus hendeği, bilim dünyasının en gizemli bölgeleri arasında yer almaya devam ediyor. Yaklaşık 11 kilometreyi bulan derinliğiyle Dünya’nın bilinen en dip noktası kabul edilen çukur, aşırı basınç, mutlak karanlık ve sıra dışı canlı yaşamıyla dikkat çekiyor.
Bilim insanları, insanlığın Ay yüzeyine dair sahip olduğu bilgilerin, Mariana Çukuru’nun derinliklerine ilişkin verilerden daha fazla olduğuna dikkat çekiyor.
Pasifik’in altındaki dev yarık

Mariana Çukuru, Büyük Okyanus’un batısında, Mariana Adaları’nın yaklaşık 200 kilometre doğusunda bulunuyor. Hilal biçimindeki bu dev jeolojik yapı yaklaşık 2 bin 550 kilometre uzunluğa ve ortalama 69 kilometre genişliğe sahip.
Çukurun en derin noktası ise “Challenger Derinliği” olarak adlandırılıyor. Yapılan son ölçümlere göre bu bölgenin derinliği yaklaşık 10 bin 935 metre seviyesinde bulunuyor.
Karşılaştırma yapmak gerekirse, dünyanın en yüksek dağı olan Everest Dağı bu çukurun içine yerleştirildiğinde zirvesi hâlâ su yüzeyinin yaklaşık 2 kilometre altında kalıyor.
Mariana Çukuru nasıl oluştu?

Uzmanlara göre Mariana Çukuru, Pasifik Levhası’nın Filipin Levhası’nın altına dalmasıyla oluşan bir “dalma-batma zonu” sonucu meydana geldi.
Milyonlarca yıl boyunca devam eden bu jeolojik hareketler, okyanus tabanında devasa bir çöküntü oluşturdu. Bölge aynı zamanda yoğun sismik hareketliliğiyle de dikkat çekiyor.
Bilim insanları, Mariana Çukuru’nun yalnızca bir derinlik rekoru olmadığını; aynı zamanda Dünya’nın iç yapısını anlamak için önemli bir doğal laboratuvar görevi gördüğünü belirtiyor.
İnsanlığın en zorlu keşiflerinden biri

Mariana Çukuru’nun aşırı koşulları nedeniyle bugüne kadar yalnızca çok az sayıda insan Challenger Derinliği’ne inmeyi başardı.
1960 yılında İsviçreli mühendis Jacques Piccard ile ABD Donanması subayı Don Walsh, “Trieste” adlı batiskaf ile tarihte ilk kez çukurun tabanına ulaşan isimler oldu.
2012 yılında ise James Cameron, tek kişilik özel denizaltısıyla Mariana Çukuru’na tek başına dalış gerçekleştirdi. 2019’da kaşif Victor Vescovo, yaklaşık 10 bin 928 metreye ulaşarak kaydedilen en derin insanlı dalışlardan birine imza attı.
Basınç insan vücudunu saniyeler içinde ezebilir

Challenger Derinliği’nde su basıncı, deniz seviyesindeki atmosfer basıncının yaklaşık bin katına ulaşıyor. Bu nedenle bölgeye gönderilen araçların özel titanyum alaşımlarla güçlendirilmesi gerekiyor.
Derinlikte güneş ışığı tamamen yok olurken sıcaklık ise sıfıra yakın seviyelerde seyrediyor. Buna rağmen bölgede yaşamın tamamen sona ermediği görülüyor.
Araştırmalarda;
- Şeffaf gövdeli salyangoz balıkları
- Dev tek hücreli organizmalar
- Nadir amfipod türleri
gibi ekstrem koşullara uyum sağlayabilen canlılar keşfedildi.
Mariana Çukuru’nda bile plastik bulundu

Uzun yıllar boyunca Dünya’nın en dokunulmamış bölgelerinden biri olarak görülen Mariana Çukuru’nda yapılan son araştırmalar, insan kaynaklı kirliliğin okyanusların en dip noktasına kadar ulaştığını ortaya koydu.
Bilim insanları, bölgede mikroplastik parçacıkları, plastik poşet kalıntıları ve çeşitli insan atıkları tespit edildiğini açıkladı.
Uzmanlar, bu durumun küresel çevre krizinin boyutlarını gözler önüne serdiğini ve insan faaliyetlerinin artık gezegenin en ulaşılmaz noktalarını bile etkilediğini vurguluyor.
Bilim dünyasının gözleri hâlâ Mariana’da

Araştırmacılar, Mariana Çukuru’nun gelecekte yeni canlı türleri, aşırı koşullara dayanıklı mikroorganizmalar ve jeolojik süreçler hakkında kritik bilgiler sunabileceğini düşünüyor.
Derin deniz teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte önümüzdeki yıllarda Mariana Çukuru’na yönelik daha kapsamlı keşif görevlerinin gerçekleştirilmesi bekleniyor.
22.05.2026 16:28
Kardeş Haber:https://radarhabermedya.com/2026/05/22/11-kilometrelik-karanlik-mariana-cukurunun-bilinmeyen-dunyasi/
