Demans riskine karşı dikkat: Günlük hayattaki 8 tehlikeli alışkanlık

08.03.2026 12:59

Uzmanlara göre bazı günlük alışkanlıklar ilerleyen yaşlarda demans riskini artırabiliyor. Beslenmeden uyku düzenine, sosyal ilişkilerden egzersize kadar birçok faktör beyin sağlığını doğrudan etkiliyor

Yaş ilerledikçe sağlıkla ilgili endişeler de artıyor. Ancak birçok kişi için en büyük korkulardan biri hafızasını kaybetmek ve başkalarına bağımlı hale gelmek.

The Huffington Post’ta yer alan habere göre, James Ellison, yaşlı yetişkinlerin en büyük kaygılarından birinin hafızalarını kaybetmek ve başkalarına yük olmak olduğunu belirtiyor.

Birçok kişinin endişe ettiği bu hafıza kaybı türü demans olarak adlandırılıyor. NIH Stanford Alzheimer’s Disease Research Center Direktörü Victor Henderson’a göre demans, günlük yaşamı etkileyecek düzeyde zihinsel ve bilişsel işlev kaybına yol açan hastalıkları kapsayan genel bir terim.

Demans; kişinin adresini unutmasına, bir işi neden yaptığını hatırlayamamasına ya da daha önce düzenli olarak ödediği faturaları artık ödeyememesine neden olabiliyor. Bazı kişilerde genetik yatkınlık bulunurken, yaşam tarzına bağlı bazı alışkanlıkların da riski artırabileceği düşünülüyor.

Henderson, demans gelişme riskiyle ilişkilendirilen birçok yaşam tarzı faktörü bulunduğunu ancak bunların büyük bölümünün randomize klinik çalışmalarla yeterince araştırılmadığını belirtiyor. Bu nedenle söz konusu önerilerin demansı tamamen önlediği söylenemese de genel sağlık açısından fayda sağlayabileceği ifade ediliyor.

Uzmanlara göre demans riskini artırabilecek 8 alışkanlık ise şöyle:

  • Beslenmeye Dikkat

Resim kaynak:https://www.cumhuriyet.com.tr/yasam/ramazan-ayinda-yapilan-masum-sandiginiz-aliskanliklar-mide-rahatsizliklarina-sebep-oluyor-iftarda-yapilan-7-beslenme-hatasi-2479732

George Washington Üniversitesi Tıp ve Sağlık Bilimleri Fakültesi Geriatri ve Palyatif Tıp Bölümü Direktörü Dr. Christina Prather, demansın önlenmesi ve beyin sağlığının korunmasına yönelik önerilerin büyük ölçüde kalp sağlığı için yapılan tavsiyelerle benzerlik gösterdiğini belirtiyor.

Massachusetts General Hospital’daki McCance Beyin Sağlığı Merkezi Direktörü Dr. Rudy Tanzi’ye göre, kalp sağlığına iyi gelen birçok alışkanlık beyin sağlığı için de fayda sağlayabiliyor.

Sağlıklı yağlar, yağsız proteinler, tam tahıllar, meyve ve sebzeler açısından zengin olan Akdeniz diyeti hem kalp hem de beyin sağlığını destekleyen beslenme modelleri arasında yer alıyor. Prather ayrıca tam tahıllar, baklagiller, böğürtlen gibi meyveler, yeşil yapraklı sebzeler, balık ve zeytinyağı gibi gıdaları teşvik eden MIND diyetinin de beyin sağlığı açısından faydalı olabileceğini ifade ediyor. Bitki ağırlıklı beslenme düzeni de önerilen seçenekler arasında bulunuyor.

  • Kontrolsüz Hastalıklar Demans Riskini Artırabilir

Resim kaynak:https://www.cumhuriyet.com.tr/yasam/hipertansiyon-gencleri-de-etkiliyor-iste-tansiyon-hastaliginin-belirtileri-2414429

The Huffington Post’un haberine göre; Prather, mevcut sağlık sorunlarının yönetilmemesinin demans riskini artırabileceğini belirtiyor. Diyabet, yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol gibi hastalıklar demans için risk faktörleri arasında sayılıyor.

Bu risk faktörlerinin etkili şekilde kontrol edilmesinin ilerleyen yıllarda bilişsel gerileme riskini azaltmanın önemli yollarından biri olduğu belirtiliyor.

Ellison’a göre özellikle atriyal fibrilasyon, yüksek tansiyon ve hiperlipidemi gibi damar sağlığıyla ilgili risk faktörlerinin kontrol altında tutulması beyne giden kan ve oksijen akışının korunmasına yardımcı oluyor.

Bu durum özellikle, beyne giden kan akışının kesilmesi sonucu ortaya çıkan vasküler demansın önlenmesi açısından önem taşıyor. Vasküler demans en yaygın demans türlerinden biri olarak biliniyor.

  • Yeterince uyku alamamak

Resim kaynak:https://www.cumhuriyet.com.tr/yasam/geceleri-saga-sola-donmeden-yastiga-basinizi-koyar-koymaz-uyuyun-uykusuzluga-sifa-olan-6-dogal-cozum-2408544

Ellison, yeterli uykunun önemine dikkat çekerek derin uyku sırasında beynin kendini yenilediğini ve Alzheimer hastalığıyla ilişkilendirilen toksik bir protein olan beta-amiloidin seviyesinin azaldığını belirtiyor.

Prather ise uyku kalitesini düşüren uyku bozukluklarının da tedavi edilmesi gerektiğini söylüyor. Özellikle ileri yaş grubunda teşhis edilmemiş uyku apnesinin yaygın olduğu belirtiliyor.

Uyku apnesi, düşük kaliteli uykuya yol açabiliyor. Ayrıca bazı uyku ilaçlarının kullanımı da uyku düzenini etkileyebiliyor.

Uzmanlara göre kaliteli uyku, hafızanın pekişmesi ve bilişsel işlevlerin sağlıklı şekilde devam etmesi için önemli rol oynuyor.

  • Sosyal ilişkilerin korunmasını sağlamak

Resim kaynak:https://www.cumhuriyet.com.tr/astroloji/dostlarini-kardesi-gibi-goren-4-erkek-burcu-bu-burclar-sadakat-ve-2294259

Dr. Prather, sosyal ilişkilerin korunmasının beyin sağlığı açısından büyük önem taşıdığını vurguluyor. Yalnızlık, depresyon ve sosyal izolasyonun hem zihinsel hem de fiziksel sağlık üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği ifade ediliyor.

The Huffington Post’un haberine göre, sosyal izolasyon yalnızca bilişsel işlevleri etkilemekle kalmıyor, aynı zamanda genel yaşam süresini de kısaltabiliyor.

Dr. Ellison’a göre, yaşlı yetişkinler arasında yalnızlık ciddi bir sorun haline gelmiş durumda ve ölüm riski üzerindeki etkisi, orta düzeyde sigara kullanımına benzer seviyelerde olabiliyor.

Aile ve arkadaşlarla iletişim kurmak, sohbetlere katılmak ve sosyal etkileşimde bulunmak, zihinsel olarak aktif kalmayı destekleyen önemli faktörler arasında yer alıyor.

  • Alkol tüketimin fazla kaçırmak

Resim kaynak:https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/adana-da-400-litre-sahte-icki-ele-gecirildi-2410909

Araştırmalar, alkolün sağlık üzerinde birçok olumsuz etkisi olduğunu gösteriyor. Alkol tüketimi karaciğer hasarına yol açabilir, bazı kanser türleri riskini artırabilir ve beyin sağlığını olumsuz etkileyebilir.

Dr. Prather, hafıza veya bilişsel işlevlerle ilgili sorun yaşayan kişilere alkol tüketimini azaltmayı ilk önerilerden biri olarak sunuyor. Ayrıca alkolün uyku düzenini bozabileceği de belirtiliyor. İleri yaşlarda karaciğerin alkolü metabolize etme kapasitesi de azalabiliyor.

Uzmanlara göre, 65 yaşından sonra günde bir standart içkiden ve haftada yedi içkiden fazla tüketim önerilmiyor. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri ise erkekler için günde en fazla iki, kadınlar için ise bir içki sınırı tavsiye ediyor.

  • Spor ve egzersiz yapmamak

Resim kaynak:https://www.cumhuriyet.com.tr/yasam/bilim-insanlari-en-etkili-adim-araligini-belirledi-her-gun-ne-kadar-yurumek-gerekiyor-2413414

Ellison, aktif bir yaşam tarzının yanı sıra düzenli aerobik egzersizin de önemli olduğunu belirtiyor.

Bu, günlük işlere yürüyerek gitmek gibi hareketli bir yaşam tarzını benimsemenin yanı sıra spor yapmak veya bisiklete binmek gibi planlı fiziksel aktiviteleri de kapsıyor.

Uzmanlara göre yaşlı yetişkinlerin haftada beş gün, günde yaklaşık 30 dakika aerobik egzersiz yapması öneriliyor. Ancak 75 yaş üzerindeki bireylerin yalnızca yaklaşık yüzde 10’unun bu düzeyde fiziksel aktivite yaptığı belirtiliyor.

Egzersiz, kalp ve damar sağlığını destekleyerek dolaylı olarak beyin sağlığını da koruyor.

  • Bisiklet sürerken kaskın önemi

Resim kaynak:https://www.cumhuriyet.com.tr/spor/turkiye-nin-ilk-elektrikli-bisiklet-yarisi-kapadokya-da-kosuldu-kapadokya-bisiklet-festivali-sona-erdi-2409564

Henderson, bisiklet kullanırken kask takılmasının önemine dikkat çekiyor.

Çok sayıda gözlemsel çalışma, kafa travmaları ile demans arasında ilişki olduğunu ortaya koyuyor.

Uzmanlara göre bu ilişki nüfus genelinde çok büyük bir etki yaratmayabilir ancak bireysel düzeyde önemli bir risk faktörü olabilir.

  • Depresyonu umursamamak

Resim kaynak:https://www.cumhuriyet.com.tr/saglik/sonbaharda-ruh-haline-dikkat-mevsimsel-depresyon-artiyor-2448980

Dr. Ellison, depresyonun bilişsel sağlık üzerinde önemli etkileri olabileceğini vurguluyor. İleri yaşlarda ağır depresyon daha az görülse de, hem ciddi depresyon hem de hafif düzeyde depresif belirtiler, sosyal ilişkiler, egzersiz, öz bakım ve sağlıklı beslenme gibi bilişsel sağlığı destekleyen alışkanlıkları olumsuz etkileyebiliyor.

Bu nedenle depresyonun doğru şekilde tedavi edilmesinin, bilişsel yaşlanmayı olumlu yönde etkileyebileceği ifade ediliyor.

Demans Artıyor, Ama Bazı Yaşlarda Risk Azalıyor

Uzmanlara göre dünyada demansla yaşayan kişi sayısı artıyor. Bunun önemli nedenlerinden biri insanların daha uzun yaşaması.

Demans vakalarının büyük bölümü ileri yaşlarda görülüyor. Ancak belirli bir yaşta demans gelişme olasılığının geçmişe kıyasla bir miktar azaldığı da belirtiliyor. Bu durumun kalp ve damar sağlığı alanındaki gelişmelerle paralel ilerlediği düşünülüyor.

The Huffington Post’un haberine göre; ayrıca Alzheimer hastalığı için hastalığın seyrini değiştirebilen ve ABD Gıda ve İlaç Dairesi tarafından onaylanan bazı tedavilerin de bulunduğu ifade ediliyor. Bu tedavilerin erken dönemde başlanmasının önem taşıdığı vurgulanıyor.

Uzmanlar, sık sık eşyaları kaybetme, günlük yaşamı etkileyen hafıza değişiklikleri veya problem çözme güçlüğü gibi bilişsel belirtiler fark edildiğinde doktora başvurulması gerektiğini belirtiyor.

Demansın birçok kişi için korku yaratan bir hastalık olduğu ifade edilse de yaşam tarzı değişikliklerinin genel sağlık üzerinde olumlu etkiler sağlayabileceği belirtiliyor.

Bununla birlikte bazı kişilerin genetik veya değiştirilemeyen risk faktörleri nedeniyle demans geliştirebileceği ve bu durumun bireysel bir başarısızlık olarak değerlendirilmemesi gerektiği de vurgulanıyor.

Kaynak:https://gazeteoksijen.com/saglik/uzmanlar-uyardi-demans-riskini-artirabilecek-8-gunluk-aliskanlik-268036

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir